Okumak köle olma arzusu, yazmak tanrı

1Okumak köle olma arzusu, yazmak tanrı. Her arzu bir iddia. İkincisi zorlama, benim için. Meğer ne çok sevmişim okumayı…

Terketmeyen hayalim İskenderun’da, ön bahçemizdeki salaş kerevette okumaya devam etmek. Çehov’lu, Istrati’li, Dostoyevski’li teen yıllarım… okumak dışında hiçbir şey yapmayacağım bir gelecek ideali.

Fazla olan her şeyden daha o zaman sıkılmaya başlamış olmalıyım. Sonunda beni Borges’e bağlayan ipi ucunu orada görüyorum. Geç dönem skolastikler anlamdan mahrum kelimeyi işaret ederken “blitiri” veya “babazuf” derlermiş, baba terimler. Bizde “haşiv” deniyor. Yazar dediğin lafı uzatmamalı, gafleti fark ettiği anda “Yolları Çatallanan Bahçe”yi bir daha okumalı. Etkilenme tedirginliği, orijinal olma takıntısı gibi şeyler varsa bir de üstüne Eco’dan “Borges ve Etkilenme Endişem” iyi gider. Uzatacaksa da haşivden muaf olmalı. Gereksiz konuştuğunu anladığı anda, anlamayan da yoktur ya, tekrar Borges’e dönüp “Araya Giren”i bir daha okumalı.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s